Duhâ sûresi, Mekke’de nâzil olmuştur. 11 âyettir. İsmini
birinci âyette geçen ve güneşin ışığının iyice ortaya çıktığı “kuşluk vakti”
mânasına gelen اَلضُّحٰى (duhâ) kelimesinden alır. Mushaf tertîbine göre 93,
iniş sırasına göre 11. sûredir.
DUHA SURESİNİN FAZİLETİ
Duhâ sûresi nâzil olunca Resûl-i Ekrem (s.a.s.) büyük bir
sürûr duymuş ve اَللّٰهُ اَكْبَرُ (Allahu Ekber) diyerek tekbir getirmiştir. Bu
sebeple Duhâ’dan Nâs’a kadar sûrelerin peşinden اَللّٰهُ اَكْبَرُ (Allahu
Ekber) veya لَا اِلٰهَ اِلَّا اللّٰهُ وَ اللّٰهُ اَكْبَرُ اَللّٰهُ اَكْبَرُ
(Allahu ekber lâ ilâhe illâhu vallahu ekber) diyerek tekbir getirmek sünnet
olmuştur. (bk. Hâkim, Müstedrek, III, 344)
Duhâ sûresini okumanın faziletine dair Sa‘lebî ve Vâhidî
gibi müfessirlerce Übey b. Kâ‘b’dan (r.a.) nakledilen ve daha sonraki bazı
tefsir kitaplarında da yer alan, “Kim Duhâ sûresini okursa Allah onu
Muhammed’in şefaatine lâyık gördüğü kulları arasına alacak, ona ayrıca yetim ve
dilencilerin sayısının on katı sevap yazacaktır” meâlindeki hadisin mevzû
olduğu kabul edilmiştir. (Zerkeşî, el-Burhân, I, 432.)
Kaynak:
kuranvemeali.com
