Kehf sûresinin faziletiyle alâkalı
rivayetlerden birkaçı şöyledir:
Berâ b.
Âzib’in (r.a.) dediğine göre bir adam Kehf sûresini okuyordu, yanında da iki
uzun iple bağlı bir at vardı. Derken bir bulut adamın üzerine doğru inmeye
başladı. Bulut yaklaştıkça yaklaşıyordu. At bundan dolayı ürktü ve huysuzlardı.
Sabaha çıkınca o zat Nebî’ye (s.a.s.) gelerek hâdiseyi anlattı. Resûlullah
(s.a.s.): “O, kalbe huzur veren bir melektir, Kur’an okuduğun için inmiştir”
buyurdu. (Buhârî, Fezâil 11; Müslim, Müsâfirîn 240)
Resûlullah
(s.a.s.) şöyle buyurur:
“Kim, Kehf
sûresinin başından on âyet ezberlerse deccâlden korunmuş olur.” (Müslim,
Müsâfirin 257)
“Kim, Kehf
sûresinin son on âyetini okursa deccâlin fitnesinden korunur.” (Ahmed b.
Hanbel, Müsned, VI, 446)
“Her kim
Cuma gecesi Kehf sûresini okuyacak olursa, bir nûr kendisi ile Beyt-i Atîk
arasındaki mesâfeyi onun için aydınlatır.” (Dârimî, Fezâilü’l-Kur’ân 18)
“Kim Kehf
sûresinin baş tarafları ile sonlarını okursa, bu sûre onun için tepeden tırnağa
kadar bir nûr olur. Kim de tamâmını okursa, onun için gök ile yer arasında bir
nûr olur.” (Ahmed b. Hanbel, Müsned, III,439)
“Kim, Kehf
sûresini indirildiği gibi okursa sûre, kıyamet gününde onun için bir nûr olur.”
(Beyhakî, Sünen, III, 249)
Kaynak: kuranvemeali.com
